Ne Çektik Şu Fanatiklerden

Din, siyaset, spor, marka, müzik, vb. konularda fanatiklik yapmak ve körü körüne savunmak gözlemlediğim kadarıyla şu sonuçlara yol açıyor. Sıralamaya çalıştım. Aman dikkat diyorum.

Marka Fanatikliği
Samsung mu, Apple mı diye diye birbirimizi yiyoruz ancak şunu sormuyoruz: Hangi özellikler hangisinde daha iyi? Ben tablet olarak birini, telefon olarak diğerini seviyorum. Bir çırpıda anlattım ama bazıları markasını savunacak diye klavyesine tükürükler saçarak yarım saat eleştiri kasıyor. Ömrünüzden ömür yemeyin, hepsini kullanabileceğinizi fark edin, güzelce yaşayın arkadaşım.

Siyaset Fanatikliği
Türkiye’de yaşıyorsanız bundan daha kötü bir fanatizm şekli olamaz herhalde. Maalesef ülkece şu durumdayız: “X partisine oy vereceğim çünkü adamlar müslüman. Y partisine oy vereceğim çünkü adam Atatürkçü. Z partisine oy vereceğim çünkü adam bilmemneci.” Kanaat önderlerini put haline getirmekten vazgeçtiğimiz gün belki düzeliriz.

Spor Fanatikliği
Spordan para kazananlar hepimizin fanatik olmasını istiyor, koyu bir taraftar olmalıyız ki maçlarına gidelim, bahis oynayalım, onlara para kazandıralım. Keşke küfür zevkini seyir zevki haline getirebilsek.

Din Fanatikliği
Eğer müslümansanız Allah’ın aşırıya kaçanları sevmediğini zaten biliyorsunuz demektir. Ülkemizdeki fanatiklik maalesef “kula kulluk” mertebesinde. Kur’an’da geçen “atalarınızdan öğrendiğiniz şeyler var; peki ya atalarınız yanlış düşündülerse?” (Bakara 170, Maide 104) ayetlerinden biraz ibret alsak eminim her şey daha güzel olur.

Müzik Fanatikliği
Sanatın herhangi bir dalı olabilirdi ancak çarpıcı olması açısından kendimden bir müzik örneği vereceğim. Çocuk yaşlarımda hep aynı tarz müzik dinler, farklı bir tür duyduğumda kulaklarımı tıkar, “ıyy bu ne” derdim. Ancak sonra büyüdükçe fark ettim ki, her tarzın iyisi, kötüsü var. Her tarzın iyisini dinlemek beynin farklı bir tarafını çalıştırdığından kişiliğimize renk üstüne renk katar. Bu yüzden her tarz dinlemeye gayret gösteriyorum. Yaşasın çok renklilik!

Programlama Dili Fanatikliği
Son 2 yıldır programlama ile haşır neşir olduğum için bunu da gördüm! Adam X dilini iyi bildiği için her şeyi X dili ile yapabileceğini düşünüyor. Salak gibi savunuyor ve diğer dilleri eleştiriyor. Bakın güzelce söylüyorum; her dilin bir avantajı ve dezavantajı vardır. Ayrıca bir projede sadece bir programlama dili kullanmak zorunda değilsiniz. Ben tabletten PDF dosya görüntüleyebilmek uğruna sıfırdan Java dilini öğrendim. Mevcut bildiğim dil ile bunu yapabiliyordum ancak Java daha avantajlı olduğu için hiç direnmedim, paşa paşa Java öğrendim. Korkmayın, yeni bir şey öğrendiğinizde hiçbir şey kaybetmez, aksine kazanırsınız.

Tüm konulara bakınca şöyle bir genel sonuç çıkarıyorum. Fanatiklik aslında yeni bir şey öğrenme konusunda tembel olmaktır. Bunu hepsine uyarlayabilirsiniz. Her gün aynı çorbayı içmeyin, biraz brokoli çorbasına da şans verin!

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir