Basitliğin Sekiz Kuralı

Apple yöneticisi Ken Segall, basitliğin önemine sekiz maddeyle vurgu yaptı.

  1. Gerçek olan daha basittir: Reklam gibi kokmadan ürününü anlatmak.
  2. Seçim yapmak zordur: Çok fazla model değil, iyi ürün ve iyi anlatım.
  3. Aşk basitlikten gelir: Bir sorun olduğunda aşk kartını oynayabilirsin.
  4. Hareketli ol
  5. Daha az şeyi daha iyi yap
  6. Minimumda tutmak her zaman iyidir: Ekleyecek şey kalmayana kadar değil, çıkartacak şey kalmayana kadar ürün geliştirmek gerekir.
  7. Basitlik havadadır: Yarattığın ürüne bir kültür kat.
  8. Bu bir savaş: Tüm eforunu tek bir şeye odakla

Bir yazılımcı bakış açısıyla incelediğimde ilgimi en çok 6. madde çekti. Şunu söylüyor: Bir ürünü ekleyecek bir şey kalmayana kadar değil, çıkarılacak bir şey kalmayana kadar geliştirin. Bu son birkaç yılda yaşayarak ve tecrübe ederek ulaştığım bir kuraldı; Ken Segall’den duymak beni çok mutlu etti.

Bir yazılımı kurgularken “acaba kullanıcının bu bilgiyi de girmesine gerek var mı” diye düşündüğüm pek çok şey oluyor. Bunun hemen ardından şu soruyu soruyorum: Bu bilgi olmadan da sonuca ulaşabilir miyim? Eğer cevabım evetse genellikle o bilginin girilme zorunluluğunu sistem dışı bırakıyorum. Örnek vermek gerekirse; basit bir maliyet analizi sisteminde KDV oranını girmeden de sistem size aynı sonucu verebiliyorsa; bu alanı sistemden çıkarmayı düşünebilirsiniz. Karşı fikir olarak “kullanıcı bir ay içinde ne kadar KDV ödediğini görmek isteyebilir” diyenler çıkacaktır. Ancak; her istisnayı ana sistemin bir parçası haline getirirseniz basitlik ilkesinden kopmuş olursunuz. Buna karşı fikir olarak “KDV sonradan girilebilir” veya “KDV alanı boş bırakılabilir” diyenler de çıkabilir. Ancak bu defa arayüz tasarımının karmaşık ve gereğinden fazla dolgun hale gelmesi problemi karşınıza çıkıyor.

Çıkartacak bir şey kalmaması meselesi, aynı sonuca ulaşabildiğiniz sürece geçerli kalmalıdır. Aksi takdirde her kullanıcıyı mutlu etmek uğruna, yeni kullanıcıların size yaklaşmasını engellemiş olabilirsiniz.

Notlar:

Kurallar, DigitalAge sayfasından alınmıştır.
Ken Segall’in aynı konuyu işleyen “O Kadar Basit Ki” adlı bir kitabı bulunmaktadır.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir